6 Temmuz 2008 Pazar

Sağlıklı Gıdalar

Kısa zamanda zayıflatan sonra da o kiloları aynen geri aldıran diyetlerden bıktıysanız, size önereceğim bu sağlıklı gıdaları mutlaka deneyin, zayıflayın.Pek çok kişi birkaç kilo daha zayıf olma arzusuyla yaşıyor. Bazıları ise o kadar şanslı değil, birkaç kilodan fazlasını vermeleri gerekiyor. Durum ne olursa olsun, kısa zamanda mümkün olduğunca çok kilo kaybı hemen herkesin ortak dileği. Oysa kısa zamanda kilo verdiren diyetlerin pek çoğu sağlıklı olmadıkları gibi, doğru beslenme şeklini öğretmedikleri için uzun vadede faydadan çok zararları dokunuyor. Hızla giden kilolar bir anda çoğalarak geri dönüyor.

Kilo vermek ve hep zayıf mı kalmak istiyorsunuz? Size sunulan sihirli çözümlere boşverin. Yapmanız gereken tek şey doğru gıdaları seçmek ve biraz ağırdan almak. Yavaş ama uzun vadeli zayıflama için haftada vermeniz gereken kilo yarım ila 1 kilo civarında. Peki bu kaç kaloriye tekamül eder?

Çok aşırı kilolu değilseniz, şu anki kilonuzu 10'la çarparak bunu bulabilirsiniz. Örneğin 65 kilo olduğunuzu varsayalım. Bu durumda haftada 650 kalori daha az almanız gerekiyor. 58 kilo olan biri ise günde minimum 1200 ila 1300 kalori almalı, bunun altına düşmemelidir. Bu rakamın altına inerseniz, metabolizma hızınız düşer ve yağdan çok su kaybetmiş olursunuz.

Kilo kaybetmenin anahtarı dengeli bir yaklaşımdır. Aç değilken yememeli ve sürekli aynı şeyleri yememelisiniz ki sıkılmayasınız. Tüm ana besin grubundan besinlerin diyetinizde bulunmasına da özen gösterin. Günde üç sağlıklı ana öğün ve önceden planladığınız 2 ila 3 ara öğün yiyip, porsiyonlara dikkat edin. Yavaş yemek hem hazımsızlık problemini ortadan kaldırır, hem de doyduğunuzu fark etmenizi sağlar. Böylece tüm bir porsiyonu mideye indirmeden önce doymuşsanız yemeyi bırakabilirsiniz. Bulması ve hazırlaması kolay olan besinleri tercih edin. Meyve, sebze ve tam tahıllar hem daha doyurucudur, hem de kalorileri daha azdır. Gün içinde bol bol su için ve ara sıra kendinize hoşlandığınız bir şeyi yeme izni vermeyi de ihmal etmeyin.

Diyet yaparken ne yiyebiliriz?Peki hem size ihtiyacınız olan besinleri sağlayacak, hem de açlık krizlerini sizden uzak tutacak besinler hangileri? İşte bazı örnekler...
Sahanda yumurta, ekmek ve çilek Kilo vermek için yemek yemekten kaçınıyor, ya da öğün atlıyorsanız, uzun vadede başarılı bir sonuç almanız olanaksızdır. Sağlıklı bir kahvaltı, sizi güne hazırlar, metabolizmanızı hızlandırır ve günün geri kalanında iştahınızı düzenlemenize yardımcı olur. Bu nedenle zengin bir protein, fosfor, demir, A, B2 ve B12 vitaminleri kaynağı olan birkaç yumurtayı sahanda kırarak çırpın.

Az miktarda yağı yumurtayı pişirirken kullanabilir, ya da yumurtaları yağsız pişiriyorsanız, ekmeğinizin üzerine sürmekte kullanabilirsiniz. Bu, vücudunuzun yağda çözünür vitaminleri almasına yardımcı olur.

Buna bir veya iki dilim tam buğday ekmeği ve biraz da taze çilek ekleyin. Çilek hem lif açısından zengindir, hem de günlük tavsiye edilen C vitamininin hemen hemen yüzde 150'sine sahiptir.

Tavsiye edilen porsiyon miktarı:

* 2 orta boy yumurta: Yaklaşık 130 kalori veya
* 1 orta boy yumurta ve bir yumurtanın akı: Yaklaşık 80 kalori
* 2 dilim tam buğday tost ekmeği: Yaklaşık 138 kalori
* 1 tatlı kaşığı kadar margarin ya da tereyağ: Yaklaşık 32 kalori
* 1 fincan çilek: Yaklaşık 49 kalor

Tüysüz şeftali ve badem

Kahvaltı ve öğle yemeği arasında doğru şekilde atıştıracağınız ara öğün, metabolizmanızı hızlı tutar, enerjinizi arttırır. Ayrıca öğle yemeğinde daha az yemenizi de sağlar. Orta boy bir tüysüz şeftali ve biraz da bademle hem lif, hem protein, hem de çeşitli mimeral ve vitaminleri alabilirsiniz. Bademde ayrıca kalbiniz için sağlıklı olan yağlar da bulunur.

Tavsiye edilen porsiyon miktarı:

* 1 orta boy tüysüz şeftali: Yaklaşık 60 kalori
* 6 ila 8 badem: Yaklaşık 40-60 kalori

Ispanak, sebze ve tavuk salatası

Ispanak, salatalık, havuç, kırmızı dolmalık biber, domates ve biraz da iyi pişmiş tavuk göğsüyle bir salata yapabilirsiniz. Buna bir de az miktarda zeytinyağı ve sirke eklerseniz, az yağlı, az kalorili ve doyurucu öğle yemeğiniz hazır demektir.
Vitamin ve mineral açısından zengin ıspanak, günlük olarak tavsiye edilen A vitamininin yüzde 50'sini karşıladığı gibi, lif ve demir de içerir. Sebzelerin ne kadar besleyici olduğunu renklerine bakarak anlayabilirsiniz. Sebzeler ne kadar renkliyse, besleyicilikleri de o ölçüde artar. Yukarıdaki sebze bileşimi bu anlamda lif, vitamin ve kronik bazı hastalıkları önleyen fitokimyasallar açısından son derece zengindir. Son olarak buna tavuk da eklenince hem protein almış olursunuz, hem de salata sizi daha tok tutar.

Tavsiye edilen porsiyon miktarı:

* 1 fincan ıspanak: Yaklaşık 7 kalori
* Yarım fincan dilimlenmiş salatalık: Yaklaşık 12 kalori
* Çeyrek fincan havuç rendesi: Yaklaşık 10 kalori
* Yarım fincan kırmızı dolmalık biber: Yaklaşık 12 kalori
* 6-8 çeri domates: Yaklaşık 18-24 kalori
* 60 gr tavuk: Yaklaşık 75 kalori
* 2 çorbakaşığı kadar zeytinyağı sirke karışımı: Yaklaşık 90 kalori (zeytinyağı yerine kanola yağı da kullanılabilir)

Yoğurt ve üzüm

Bu ara öğün sayesinde kalsiyum, protein ve C vitamini almış olacaksınız. Ayrıca üzüm, kanserle karşı etkili olan antioksidanlarca da zengindir.

Tavsiye edilen porsiyon miktarı:

* 170 gr az yağlı yoğurt: Yaklaşık 160 kalori
* 10 üzüm tanesi: Yaklaşık 50 kaloriTon balığı ve brokoli

Bu akşam yemeği, hem sizi az miktarda kaloriyle doyuracak hem de damak tadınıza hitap edecek. Ton balığı, kalp için faydalı omega-3 yağ asitleri açısından zengindir. Brokolide ise günlük tavsiye edilen C vitamininin yüzde 80'i, kalsiyumun yüzde 30'u ve ayrıca fitokimyasallar mevcuttur. Domates, yeşil biber, soğan ve baharatlarla çeşnilendirilmiş pilav ise balığın yanında nefis gider.

Tavsiye edilen porsiyon miktarı:

* 85 gr pişmiş/ızgara ton balığı: Yaklaşık 118 kalori
* 1 fincan brokoli: Yaklaşık 25 kalori
* Yarım fincan (yukarıdaki gibi sebzeli) pilav: Yaklaşık 140 kalori

Vanilyalı diyet dondurma ve meyve sosu
Diyet yapmanın en zor yanlarından biri tatlıdan uzak durmak. Oysa buna hiç gerek yok. Bu hafif tatlı hem kalsiyum, hem de vitamin ve mineralce zengindir. Burada önemli olansa porsiyon konusundan biraz daha titiz davranmak.

Tavsiye edilen porsiyon miktarı:

* Yarım fincan vanilyalı diyet dondurma: Yaklaşık 120 kalori
* Yarım fincan karışık meyve: Yaklaşık 60 kalori

DOMATESİN FAYDALARI

Domatesin faydaları

Cildi koruyor, yaşlanmayı geciktiriyorKolesterolü düşürüyorKanama eğilimini azaltıyor damar duvarını genişletiyorKatarakt oluşumunu geciktiriyorYaşlılığa bağlı görme sorunlarını önlüyorRomatizmal sorunları azaltıyorBağışıklık sistemini güçlendiriyorA,C ve E vitamin gibi antioksidan içeriğiyle kansere yakalanma riskini azaltıyorKalp hastalıklarına yakalanma, felç geçirme tehlikesini önlüyor.
Domatesin içindeki sağlık savaşçıları
C vitamini, A vitimini, potasyum ve folik asidin bulunduğu birçok faydalı madde içeriyor.C vitamini vücutta antioksidan görevi görüyor. A vitamini bağışıklık sistemi, cilt dokularının canlılığı ve göz fonksiyonları için gerekli.Folik asit kan yapımında, sinir sistemi işlevlerinde ve pek çok metabolik süreçte önemli destekler sağlıyor.Potasyum, normal bir gelişim ve sağlık için gerekli bir diğer madde. Ayrıca kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyor.

KJİLO ALDIRAN 7 NEDEN

Kilo Aldıran 7 Yeni Neden



Bir zamanlar sahip olduğunuz hatlara artık çok mu uzaksınız? Aynaya her baktığınızda birkaç yıl, hatta birkaç ay önceki siluetinizin bozulduğunu görerek mutsuz mu oluyorsunuz?

Beslenme uzmanları bu durumu ´çok ve düzensiz yemek ve az hareket´ diye özetliyor. Bir grup uluslararası araştırmacı ise International Journal of Obesity adlı derginin son sayısında, obezite veya kilo fazlalığının bilinen klasik sebeplerinin (beslenme alışkanlıkları, hayat tarzı, kalıtım ve metabolik düzensizlikler gibi) dışında, yeni nedenler ortaya koyuyor. Her ne kadar bu yeni sebeplerin etkileri vücutta sınırlı gibi gözükse de birbirleriyle etkileşimleri ´bel çevresi´ ölçüsüne yansıyor. İşte araştırmacıların risk Ulrika belirledikleri nedenler:

1- Az uyumak: Halk arasında çok uyumanın kilo almayı tetikleyeceğine inanılır. Cleveland´da bulunan Case Western Reserve University´de gerçekleştirilen araştırmanın sonucu ise bu inanışı çürütecek sonuçlar içeriyor. Çalışmaya göre; günde ortalama be. saatin altında uyku, seneler içinde kilo artı.ına neden oluyor. İlginç olan; beslenme ve fizik aktivite farkı olmayan iki gruptan az uyuyanlarda saptanan kilo artışının (araştırmacılar sebebini kesin olarak açıklayamamakla birlikte), az uyumanın bazal metabolizmayı etkilemesinden kaynaklandı ğına inanıyorlar. Bu noktada; geçen haftaki yazımda altını çizdiğim, doğal yağ yakıcılardan olan ve uyku sırasında salgılanan büyüme hormonundan uykusuz kalındığında yararlanılamadığının da hesaba katılması gerekiyor.

2- Kirlilik: Kilo artışı ile hormonlar arasındaki ilişkiyi artık hepimiz biliyoruz. Bazı hormonlar, örneğin leptin, kiloyu kontrol altında tutma gibi bir göreve sahip. Bunun gibi, tiroit hormonları, insülin, glukagon gibi hormonlar veya östrojen ve progesteron gibi kadınlık hormonları da yağlanma ve kiloyla ilişkilendirilebilecek özellikler taşıyorlar. Çevremizde ve yiyeceklerimizde mevcut olan kirlilik (hava, tarımsal ve hayvansal ürünlerin işlenişi) vücudumuzun hormonal dengesine etki edebiliyor, Cristina Aguilera´nın kişisel antrenörü Michael Borden, starın herkesi şaşırtarak kısa sürede verdiği kiloların sırrını, ´temiz, organik gıdalar´ olarak açıklamıştı. Borden, "Yediklerinizi organik olarak tüketmeye ba.ladığınızda bir ay içinde vücudunuzdaki değişime şaşıracaksınız" diyor. Bu örnekte de gördüğümüz gibi; yediklerimizdeki kirlilik, metabolik dengeyi, iştahı ve dolayı sıyla kiloyu bozabiliyor. Çözüm için temiz bir çevre ve organik tarıma yönelmek gibi yöntemler ön plana çıkıyor.

3- İklimlendirme sistemleri (klimalar): Alabama Üniversitesi´nde yapılan bir araştırma; sıcak havalarda can kurtaran gibi sarıldığımız klimaların şişmanlattığını ortaya çıkardı. Soğukta organizma, ısınmak için küçük bir fırın gibi kalori yakıyor. Sıcak havada ise ısınma kadar olmasa da vücut ısısını düzenlemekle görevli fizyolojik mekanizmaları harekete geçirmek için enerji harcıyor. Araştırmayı yürüten Prof. David B. Allison´a göre, klimalar belli bir ısıyı sabit tutarak, metabolik hızı yavaşlatıyorlar. Yine de bu konuda bilim dünyasında karşı tezi savunan ve bu çalışmaya şüpheli ve temkinli yaklaşan bilim insanları az değil.

4- Sigarayı bırakmak: Çok istemesine rağmen, ´kilo alırım´ endişesiyle sigarayı bırakamayanların sayısı çok fazla. Gerçekten de sigarayı bırakan pek çok insanın yaşadığı sorun; kilo almak. Nikotin, enerji metabolizmasını uyararak daha fazla kalori harcanmasını sağlar, iştahı etkilerken, katranın mide sekresyonunu artırarak, az da olsa, yiyeceklerden yararlanımı azaltır. Buna rağmen, sigara içmeye başlamak kilo kaybettirmez. Bunun için sigarayı bırakma stratejisinde sağlam durmak, şeker yemek yerine kalorisi düşük yağsız, tuzsuz patlamış mısır tüketmek daha uygun olur.

5- İlaçlar: Doğum kontrol hapları, steroid hormonlar, antidepresanlar ve kimi tansiyon düşüren ilaçlar, kiloda artı.a neden olur. Antidepresanlar ve tansiyon için betabloker kullanımı metabolizmayı yava.latırken, bazı hormon ilaçları su tutar, bazıları yağ depolanmasını artırır. Dolayısıyla bu tip ilaç kullananlar, hekimlerinin öngördüğü şekilde tedaviye devam etmeli. Ancak doğru beslenmeyi de ihmal etmemek, kalori alımında çok daha dikkatli olmak şart.

6- Ekonomik krizler: Genellikle daha ucuz yiyecekler daha çok kilo aldı ranlardır. Ekmek ve makarnanın, sebze veya etten daha ucuz olduğu düşünülürse; (her ne kadar göbeklenmek ekonomik refahla ilişkilendirilse de) kriz dönemlerinin kilo almayı tetikleyebileceği sonucuna varılabilir. Burada; 40 ile 60 yaşları arasında kilo almaya eğilimin, 20´li yaşlara oranla arttığı, ancak 60 yaşından sonra, iştahın azalması nedeniyle durumun terse döndüğü unutulmamalı.

7- Geç anne olmak: Bugün kadınlar, birkaç on yıl öncesine göre daha geç çocuk sahibi oluyor ve hamilelik sırasında çok daha fazla kilo alıyorlar. Araştırmacılara göre; genç bir kadının hamilelikte kilo almaya metabolik direnç kapasitesi çok daha fazla gözüküyor. Hele bir de buna şeker hastalığı gibi faktörler de eklendiğinde, hayat boyu şişman kalma riskiyle karşı karşıya kalınıyor. Bu nedenle geç ya.larda hamile kalmayı dü.ünenlerin beslenmelerine ve kilo almalarına çok daha fazla dikkat etmeleri gerekiyor.
Yiyecekler Hakkında Bir Kaç Şey
Kavun, karpuz: Baş ağrısını giderir, gözlere kuvvet verir, iştah açar.
Greyfurt: Kansere karşı koruyucudur, C vitamini deposudur, iştah açar.
Çörekotu: Vücuda kuvvet ve dinçlik verir, iştah açar.
Defne: İdrar ve âdet söktürür, iştah açar.
Havuç: Görmeyi kuvvetlendirir, kansızlığı giderir, yüz kırışıklıklarını giderir.
Tere: İştah açar, hazmı kolaylaştırır.
İncir: Enerji verir, kilo almaya çok faydalıdır.
Karanfil: Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Hazmı kolaylaştırır. İştah açar.
Kırmızıbiber: C vitamini çoktur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. İştah açar, sindirimi kolaylaştırır, sinir hastalıklarını yatıştırır, kolesterolü önler.
Nohut: Vücudu kuvvetlendirir. Kuru fasulye ve pirinç de, faydalıdır.
Soğan, sarımsak: İştah açar.
Tarçın: Ruhi sıkıntıları giderir. Kalbi kuvvetlendirir. İştah açar, hazmı kolaylaştırır.
Yoğurt: Sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.
Zencefil, tuz ve baharatlar: İştah açar.
Zeytinyağı: En fazla kalori zeytinyağındadır.
Hurma: Kansızlığa iyi gelir. Unlu, şekerli ve yağlı gıdalar tercih edilmelidir.
Çikolatalı puding: Kilo almaya yarar.
Kuru yemişler: Kalori çoktur.

11 Nisan 2008 Cuma

BESLENMEYE LÜTFEN DİKKAT

Kalp sağlığını korumanın ve özellikle kötü kolesterolünüzü (LDL) dengede tutmanın en önemli ve birinci şartı; sağlıklı beslenmedir. Günde beş porsiyon sebze-meyve tüketmek, dengeli miktarlarda kırmızı et ve ürünlerini almak, doymamış yağlardan zengin balık yemek, kurubaklagil ve yağlı tohumları atlamamak beslenme alışkanlığınızı oluşturması gereken önemli temel taşlarıdır. Yapmaktan hoşlandığınız bir egzersizi de bu önerilere eklediğinizde kalp hastalığına yakalanma riskinizi azaltma yönünde ilk adımları atabilirsiniz. Gerisi genetik mirasınıza kalmış…İkinci adım olarak ise fonksiyonel besinlerle, en önemlisi de kalp sağlığını korumaya yardımcı bitkisel sterollerle tanışabilirsiniz. Son yıllarda bu amaçla üretilen bitkisel sterollü ürünler sağlıklı beslenme alışkanlığının bir parçası olarak tüketildiğinde anlam kazanmaktadır. Bitkisel sterollerin kolesterol düşürmeye yardımcı olduğu 1950’lerden beri bilinmektedir. Pek çok besinde doğal olarak bulunan bu bileşikleri elma, buğday ekmeği, brokoli gibi besinlerden de alabilirsiniz. Ancak kolesterolünüzü düşürmeye yardımcı olması için günde yaklaşık 150 elma, 70 dilim buğday ekmeği, 425 domates veya 210 adet havuç yemeniz gereklidir. Bu nedenle bitkisel sterollü margarin, süt veya yoğurt gibi alternatifleri düzenli kullanarak özellikle LDL düzeyinizde %10 hatta %15’lere varan oranda düşüş sağlayabilirsiniz. NCEP (Ulusal Kolesterol Eğitim Programı) önerilerinde de kolesterolde en iyi azalma için doğru sağlıklı beslenme alışkanlıklarıyla birlikte bitkisel sterollerin günde yaklaşık 2-2,5 gram alınması tavsiye edilmektedir. Günlük yağ tüketiminizi dengeleyip bitkisel sterollü bir margarini diyetinize eklediğinizde üç hafta sonunda etkin kolesterol düşüşü görebilmeniz mümkün.